Şeker hastalarına implant yapılır mı?

Şeker hastalığının (diyabet) implantlar üzerindeki etkileri hep tartışmalı olagelmiştir. Diyabetik hastalarda ağız kuruluğu, dişeti hastalıkları ve çene kemiğinde görülebilen erimeler implant yapılıp yapılmaması konusunun değerlendirilmesini gerektirirken, doğru ve uygun bir protez tercihinin yapılmasını da gerekli kılar.  

Diyabet hastalarının ağız içi belirtileri erken devrelerde belirgin değildir.

Bu hastalardan protez kullananlarda ağızda ağrılara ve protez kullanımında zorluklara rastlanır.

Kan şekeri düzeyinin yükselmesi (hiperglisemi), kollajen yapımını dolayısıyla cerrahi yaranın iyileşmesini geciktirir ve komplike eder. Aynı şekilde hiperglisemi nötrofil fonksiyonunu baskılar ve kemotaksi, fagositoz ve bakterilerin öldürülmesini engeller.

Enfeksiyona karşı azalmış olan direnç yüzünden gingival apseler görülebilir.

Ülserler ve anguler cheilosisler sıklıkla diabet kontrol altına alınana kadar iyileşmez.

Ağız kuruluğu sık görülür ve sıklıkla hasta dilinin yanmasından şikâyet eder.

Aseton kokan bir nefes hastalığın ilerlemiş durumunda özellikle diabetik komada görülen diğer bir katakteristiktir.

Ayrıca diabetiklerde arterioskleroz çok fazladır. Yaşlılarda görülen arteriosklerotik dejenerasyon diabetiklerde daha genç yaşta başlar.

Yapılan çeşitli araştırmalar ışığında; Kontrol altına alınmış diyabet hastalarında implant tedavisinin başarısında sağlıklı bireylere nazaran önemli bir fark gözlenmemiştir. Yara iyileşmesi mekanizmaları şeker hastalarında problemli olabildiğinden operasyon sonrası dikkat edilmesi gereken hususlar olduğu gibi alınması gereken önlemler de vardır. Dokunun damarlanma oranı, iyileşme ve enfeksiyona eğilim yönünden önemlidir. Genelde operasyon öncesi antibiyotik kullanımı önerilir.

Kontrol altına alınmış diyabet hastalarında yapılmış bir araştırmada özellikle alt çeneye yerleştirilen implantların  yaklaşık %90'ı başarılı olmuştur %2'si erken dönemde %7'si de üzerine protezler yapıldıktan sonra geç dönemde başarısız olmuştur. Hastaların ağız kuruluğu ve periodontal hastalıkara eğilimi olduğunu da düşünürsek geç dönem başarısızlık oranını makul kabul edebiliriz

Bu başarısızlıkları azaltmak için yukarıda belirttiğimiz gibi; sık sık kontrol, iyi bir ağız hijyeni, uygun ve hijyenik bir protez uygulayıp hastanın diyabetini kontrol altında tutmak gerekir.

 

Sonuç olarak;

Diyabet hastaları eğer kontrol altına alınıp insülin ve şeker  seviyeleri sabitlenebilirse bazı önlemler alınarak tedavileri yapılabilir. Başarı oranı da sağlıklı bireylere yapılan tedavi başarısı ile çok önemli bir fark yoktur.

 

 

 

UYARI______________________________________________________________________________________________________________
Bu sitenin içeriği, kullanıcıyı sağlık amaçlı bilgilendirmeye yönelik hazırlanmıştır. Sitede yer alan bilgiler, hiçbir zaman bir hekim tedavisinin ya da
konsültasyonunun yerini alamaz. Site içeriği, asla kişisel teşhis ya da tedavi yönteminin seçimi için değerlendirilemez.

Septum Dental Şişli Diş Kliniği

Halaskargazi Caddesi No 209 Kipman. Apt.. D:8 B 34384, Şişli / İSTANBUL

Bize Ulaşın

Tel : 0 (212) 709 22 66 -
Email : mkelesoglu@septumdental.com

Bizi Takip Edin